top of page

Reported Speech (Bildirilen Konuşma) Konu Anlatımı

Ne zaman reported speech kullanırız?

Örneğin biri bize bir cümle söyledi (bu akşam sinemaya gideceğim), biz bu cümleyi başkasına söylerken reported speech olarak söyleriz (Bu akşam sinemaya gideceğini söyledi).

present simple

Direct speech: I like ice cream.
Dondurma severim.

Reported speech: She said (that) she liked ice cream.
Dondurma sevdiğini söyledi.

 

present continuous

Direct speech: I am living in London.
Londra'da yaşıyorum.

Reported speech: She said (that) she was living in London.
Londra'da yaşadığını söyledi.


past simple

Direct speech: I bought a car.
Ben bir araba aldım.

Reported speech: She said (that) she bought a car.
O bir araba aldığını söyledi.

 

past continuous

Direct speech: I was walking along the street.
Ben caddede yürüyordum.

Reported speech: She said (that) she had been walking along the street.
Caddenin karşısında yürüdüğünü söyledi.

 

present perfect

Direct speech: I haven't seen Julie.
Julie'yi görmedim.

Reported speech: She said (that) she hadn't seen Julie.
Julie'yi görmediğini söyledi.

 

past perfect

Direct speech: I had taken English lessons before.
Daha önce İngilizce dersleri almıştım.

Reported speech: She said (that) she had taken English lessons before.
Daha önce İngilizce dersleri almış olduğunu söyledi.

 

will

Direct speech: I'll see you later.
Sonra görüşürüz.

Reported speech: She said (that) she would see me later.
O daha sonra görüşeceğini söyledi.

 

would

Direct speech: I would help, but...
Yardımcı olurum, ama ...

Reported speech: She said (that) she would help but...
O yardımcı olacağını söyledi ama ...

 

can

Direct speech: I can speak perfect English.
Mükemmel İngilizce konuşabilirim.

Reported speech: She said (that) she could speak perfect English.
Mükemmel İngilizce konuşabileceğini söyledi.

 

could

Direct speech: I could swim when I was four.
Dört yaşındayken yüzebilirdim.

Reported speech: She said (that) she could swim when she was four.
Dört yaşındayken yüzebileceğini söyledi.

 

shall

Direct speech: I shall come later.
Sonra geleceğim

Reported speech: She said (that) she would come later.
Sonra geleceğini söyledi.

 

should

Direct speech: I should call my mother.
Annemi aramalıyım.

Reported speech: She said (that) she should call her mother.
Annesini araması gerektiğini söyledi.

 

might

Direct speech: I might be late.
Geç kalabilirim.

Reported speech: She said (that) she might be late.
Geç kalabileceğini söyledi.

 

must

Direct speech: I must study at the weekend.
Hafta sonu ders çalışmalıyım.

Reported speech: She said (that) she must study at the weekend.
Hafta sonu çalışması gerektiğini söyledi.

Reported Questions - Soru

Direct question: Where is the Post Office, please?
Postane nerede, lütfen?

Reported question: She asked me where the Post Office was.
Bana Postane'nin nerede olduğunu sordu.


Direct question: What are you doing?
Ne yapıyorsun?

Reported question: She asked me what I was doing.
Bana ne yaptığımı sordu.


Direct question: Who was that fantastic man?
Bu harika adam kimdi? 

Reported question: She asked me who that fantastic man had been.
Bana o muhteşem adamın kim olduğunu sordu.

 

Reported Request - Rica

Direct Request: Please help me.
Lütfen bana yardım et.

Reported Request: She asked me to help her.
Ona yardım etmemi istedi.


Direct Request: Please don't smoke.
Lütfen sigara içmeyin.

Reported Request: She asked me not to smoke.
Benim sigara içmememi istedi.


Direct Request: Could you bring my book tonight?
Bu gece kitabımı getirebilir misin?

Reported Request: She asked me to bring her book that night.
O gece ona kitabını getirmemi istedi.


Direct Request: Could you pass the milk, please?
Sütü geçirebilir misiniz, lütfen?

Reported Request: She asked me to pass the milk.
Sütü geçirmemi istedi.


Direct Request: Would you mind coming early tomorrow?
Yarın erken gelir misiniz? 

Reported Request: She asked me to come early the next day.
Ertesi gün erkenden gelmemi istedi.

bottom of page